Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) sıkıntı ve meşakkat olduğunda şu zikri yapardı:
"Halim, Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Ben azametli Arş'ın Rabbı olan Allah'ı tesbih(noksanlıklardan tenzih) ederim. Ben yedi göğü Rabbı ve güzel Arş'ın Rabbı olan Allah'ı tesbih ederim."
Doyuran, içiren, boğazdan kolayca geçiren ve ona çıkış yolları yaratan (def-i hacet imkânını veren) Allah'a hamd olsun.
Benden bir güç ve kuvvet olmaksızın bu yemeği bana yediren ve onu bana rızık olarak ihsan eden Allah'a hamd olsun.
Allahım, yedirdin, içirdin, başkalarına muhtaç bırakmadan bol bol verip hoşnut ettin, hidayet ettin ve hayat bahşeyledin. Verdiğin bütün nimetlere karşılık hamd sadece Sana mahsustur.
Bize ikram eden, bizi hidayet eden, doyuran, (içirip) ve her türlü nimetini bize ihsan eden Allah'a hamd olsun
Allahım, bu yemekte bize bereket ihsan eyle, bundan daha hayırlısı ile bizi doyur.
Çok, tertemiz, bereketli, kâfi görülmeyen, terk olunmayan, kendisinden müstağni kalınamayan hamd, Rabbimiz Allah'a mahsustur.
Kâfi görülmeyerek ve inkâr edilmeyerek yapılan hamd, bize yetecek derecede nimetler ihsan eden, bizi barındıran, merhamet eden ve bizi suya Allah'a mahsustur. Hamd, kâfi görülmeyen, terk olunmayan ve kendisinden müstağni kalınmayan Rabbimizedir.
Hamd, bize yediren, içiren ve bizi Müslüman kılan Allah'a mahsustur.
Ebu Selam, Hz. Enes (ra)'ten naklediyor: "Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kim akşama ve sabaha erdiği zaman: "Rabb olarak Allah'a, din olarak İslama, resul olarak Muhammed (sav)'e razı olduk" derse onu razı etmek de Allah üzerine bir hak olmuştur". (Rezin bu duaya: "Kıyamet günü" ifadesini ilave etmiştir.)
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 110, (5072); İbnu Mace, Dua 14, (3870)
Resulullah (sav) akşam olunca şu duayı okurdu: "Elhamdülillah geceye erdik. Mülk de, Allah için geceye erdi. Allah'tan başka ilah yoktur. Tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamdler O'nadır. O, her şeye kadirdir. Rabbim! Bu gecede olacak hayrı, bundan sonra olacak hayrı senden taleb ediyorum. Bu gecede olacak şerden ve bundan sonra olacak şerlerden sana sığınıyorum. Rabbim! Tembellikten, yaşlılığın kötülüklerinden sana sığınıyorum. Rabbim! Cehennem azabından, kabir azabından sana sığınıyorum!" İbnu Mes'ud (ra) devamla, Resulullah (sav)'ın sabah olunca şu duayı okuduğunu söyledi: "Elhamdülillah sabaha erdik. Mülk de Allah için sabaha erdi".
Kaynak: Müslim, Zikr 75, (2723); Tirmizi, Da'avat 13, (3387); Ebu Davud, Edeb 110, (5071)
"Allahım, benimle veya mahlukatından herhangi biriyle hangi nimet sabaha ermişse bu sendendir. Sen birsin, ortağın yoktur, hamdler sanadır, şükür sanadır" derse, o günkü şükür borcunu ödemiştir. Kim de aynı şeyler akşama erince söylerse o da o geceki şükür borcunu eda eder".
“Allâhumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ Seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil ukadü ve tenfericu bihil-kürebü ve tukdâ bihil-havâicu ve tünâlü bihir-reğâibü ve hüsnül-havâtimi ve yustaskal ğamâmu bivechihil Kerîm ve alâ âlihî ve sahbihi fî külli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma’lûmin lek.”
DUANIN manası
“Allahım! Bizim Efendimiz Muhammed’e (sav) kusursuz bir salât ve rahmet, mükemmel bir selâm ve selâmet vermeni diliyoruz. O Peygamber ki, onun hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar ve belalar onun hürmetine açılıp dağılır, hacet ve ihtiyaçlar onun hürmetine yerine getirilir. Maksatlara O’nun hürmetine ulaşılır, güzel sonuçlar O’nun hürmetine elde edilir. O’nun şerefli yüzü hürmetine bulutlardaki yağmur istenilir, Allah’ım, onun ehl-i beytine, ashabına da her göz kırpacak kadar zamanda (her an, saniye) her nefes alacak zamanda sana malum olan varlıklar sayısınca salât et.”